01/10/2014

Chp’nin Dökülen Yeni Boyası

Bu saldırı ve hakaret, Seyit Rıza şahsında başta Dersim olmak üzere Kürt Alevi ve Kızılbaş toplumuna, tüm Alevi toplumuna, tüm Kürtlere; onların varlıklarına, anlam dünyalarına ve değerlerine yöneliktir.

 

 

 

Hasan GERDÛN

Sistemin muktedir güçleri, Ortadoğu’yu yeniden işgal planlarını devreye koyunca TC devlet sistemine müdahaleyi de gündemine aldılar. Bu hedef doğrultusunda beyaz Türkçülüğe dayalı iktidarı devirip yerine yeşil Türkçülüğü getirmeye karar verdiler. Böylece geleneksel iktidar gücü CHP’nin değiştirilmesi de ajandadaki yerini almış oldu.  

Son yıllarda CHP’nin değiştiği ve “ yeni ” bir CHP’nin kurulduğu yönünde aralıksız manipülasyon gündemde. Bu kanaatin toplum tarafından benimsenmesi için de büyük  “fedakârlıklar” derhal devreye kondu. 

Bu hedef doğrultusunda önce bir kaset skandalı patlatıldı. Baykal ve ekibinin tasfiyesi süreci böylece başlatıldı. Buna mukabil, “Gandi” lakabı yakıştırılmış Kemal Kılıçdaroğlu’nun başında olduğu yeni bir ekibin hazırlanmasıyla operasyonun sonuç aşamasına geçildi. Gerçi klasik CHP’liler “nasıl olsa iktidar elden gitti; bize de ancak pay almak düşer.” yaklaşımıyla ikili kongre girişimleri, hizipçilik ve sataşma yöntemlerine ağırlık verdiler. Ancak nafile; çünkü emir büyük yerden gelmişti. Tıpkı temel dinamikleri ordunun başına geldiği gibi sistemin muktedir güçleri artık tercihlerini başkalarından yana yapmıştılar. Onlara düşense, kaderlerine razı olmaktı.

Geleneğin gereğine uyan yeni CHP ekibi, ABD ve İngiltere’de “yenilenme ve değişimin” engin perspektiflerini alma turları gerçekleştirdi. Ardından “ demokrat ve de Kürt sorununa duyarlı” imajını yaratma seanslarına hız verildi. Bu minvalde ardı ardına önemli adımlar atıldı. Yapılan kongreyle “yeni CHP”nin tüzük ve programında değişikliklere gidildi. Çoğunluğu önceden seçilmiş ve hazırlanmış oldukları her hallerinden belli olan birçok şahıs yeni yönetimde yerlerini aldılar. Her şeyden önemlisi de ‘yeni CHP’nin Kürt sorunu ve demokratikleşme sorunlarının çözümü konusunda iddialı oldukları” ve bu iki temel konuda bakış açısının değiştiğine yönelik emareler ortaya konmaya çalışıldı. Bu çerçevede “Kürt sorununa duyarlı” Diyarbakırlı Sezgin Tanrıkulu parti yönetimine alınırken, “Alevilerin kimlik mücadelesine katkısı” olduğu söylenen Hüseyin Aygün de milletvekili seçtirildi. İçinde akademisyenlerin ve sanatçıların yer aldığı sosyal demokrat eğilimli bazı kesimlere yer verildi. Tüm bu yapılanlarla “yeni bir CHP” kurgulandı.

Ancak kazın ayağının öyle olmadığı aslında ilk çabalardan günümüze kadarki birçok olayla açığa çıkmış durumda. CHP’li Akif Hamzaçebi’nin, Seyit Rıza ile ilgili açıklamaları da bu gerçeğe işaret eden son bir örnek. Her şeyden önce Akif Hamzaçebi, partisi adına konuştuğu gibi, kendisi de grup başkan vekilidir.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun kökeni, kişiliği, söylemi ve kendisine verilen görev ile CHP’nin anadilde eğitime karşı tutumu bile Akif Hamzaçebi’nin CHP’nin gerçek yüzü olduğunu ifşa etmekte.

Akif Hamzaçebi’nin böyle bir konuşmayı tam da Maraş ve Roboski katliamlarının yıldönümü sürecinde yapması, CHP’nin aslında neyi temsil ettiğini çok açık biçimde ortaya koymakta. Bu açıklama, “yeni CHP’nin” oluşturulmasındaki hedef ve anlayış, yönetim bileşimi, partinin resmi ve örtülü programı ile bugüne kadarki söylem ve yaklaşımlarıyla yan yana gelince tablo ortaya çıkmaktadır.

Bu saldırı ve hakaret, Seyit Rıza şahsında başta Dersim olmak üzere Kürt Alevi ve Kızılbaş toplumuna, tüm Alevi toplumuna, tüm Kürtlere; onların varlıklarına, anlam dünyalarına ve değerlerine yöneliktir.

Aleviler, bu olayla birlikte bir kez daha gerçek yüzü ve niyetleri açığa çıkan; yeni boyaları da dökülen CHP’nin demokratlık, ilericilik, laiklik oyunlarına gelmeyecek bilinç ve tutum sahibi olacaklardır elbette.

Al, kara ve ak katliamlarla dolu son seksen yıllık dönem ziyadesiyle öğretici olmuştur.

Çözümsüzlükte Israr Yeni Tarzla Sürdürülüyor

Kürt Özgürlük Hareketi çatışmasızlık yaratıp ortamı yumuşattığı halde, toplumun büyük çoğunluğu bu sorunu çözün dediği halde, Kürt sorununun çözümsüzlüğünde ısrar ediliyor ve adım atılmıyorsa orada zihniyet sorunu vardır.

Kobani Çağrısı!

Gerçekten insan olan, özgür ve demokratik birlik içinde yaşamak isteyen herkesin de Kobani’den yükselen bu insanlık çağrısı ve çığlığına kulak kabartıp karşılık vermesi gerekir

Bakur’da Çatışmasızlık, Rojava’da Savaş Politikası Bir Arada Yürümez

Kürt Halk Önderi, artık diyalogun bittiğini, eski format ve ilişkinin sürdürülemeyeceğini, müzakere için adımlar atılmazsa bu sürecin eskisi gibi yürümeyeceğini defalarca hatırlatmıştır.

2014 © Partiya Karkerên Kurdistan (PKK)
[pkkiletisim@gmail.com]